KÜRESEL BATILI OLİGARŞİ FAŞİZME YÜRÜYOR - Hüseyin Vodinalı
Hüseyin Vodinalı
Bazı tarihler vardır.
Dünyanın kaderini belirler.
Mesela 1917 Sovyet Devrimi.
Kapitalizme vurulmuş en büyük darbedir.
Dünyanın yarısı kadar bir bölgeyi kapsayan Asya'ya yayılmıştır.
Ardından 2. Dünya Savaşı ile Avrupa'ya da girmiştir.
Avrupa'da ortaya çıkan sosyalizm ve komünizm, kapitalistlerin güçsüz olduğu Asya'da başarıya ulaştı.
1949 Çin devrimi ile bu giderek yayıldı.
İşte o zamandan beri yani 1917'den beri sömgürgeci kapitalizm artık emperyalist bir role büründü.
Soğuk Savaş tam olarak küresel batılı kapitalizm ile Mustafa kemal Atatürk'ün de dahil olduğu Asyalı ve Küresel Güneyli devrimcilerin veya özetle ulus devletlerin savaşıydı.
1991'de SSCB'nin dağılışı ve komünizmin çöküşü, pek solcu olmayan Putin tarafından "20. yüzyılın en büyük jeopolitik felaketi" olarak nitelendi.
1991 sonrası Batı kapitalizmi engel tanımaz bir şekilde hayallerini yükseltti.
Aslında bu süreç 1980'de Reagan ve Tatcher neoliberal darbesiyle başlamıştı.
Hedef 1991 sonrası artık komünizm değil ulus devletlerdi.
1980 Evren darbesiyle biz de aynı süreçleri yaşadık.
1991 sonrası Batı'nın sınır tanımaz coşkusu, tam bir küresel felakete yol açtı.
Davos WEF Dünya Ekonomik Forumu denen örgüt tipik bir Dünya TÜSİAD'ı (Türkiye'den 3800 kişilik Davos üye listesinde 34 isim var, -Koç, Sabancı, Şahenk, Trendyol, Rönesans, Rotschild Türkiye Co. CEO'su dahil- bunların yüzde 99'u TÜSİAD üyesi bu arada) haline dönüştü.
Artık planlar Pentagon'da değil küresel oligarşinin merkez ofislerinde yapılıyordu.
Kazananların rehavetiyle üretimden çekilerek (nasıl olsa karton kutularda yatan Çinli işçiler ölümüne çalışıyordu) aşırı finansallaşma tuzağına düşen oligarşi, 2000'lere doğru resmen sıçışta olduğunu fark etti.
En iyi bildiği şeyi yaptı.
Darbe ve renkli devrimler.
İlk darbe ABD'de oldu.
Bush-Cheney cuntası 2001'in 11 Eylül'ünde organize edilen bir komployla ikiz kuleleri yerle bir etti.
Faşist ekip, ABD'de özgürlükleri kaldırdı, polis devletini getirdi.
Ardından BOP haritasını çizmeye başladı.
Çünkü 2000'de önemli bir şey olmuştu.
Rusya'da ipler Amerikan kuklası Yeltsin'den Rusya çelik çekirdek devletinin adamı KGB ajanı Putin'e geçmişti.
Oligarşi'nin beyaz atı ABD'nin artık elini çabuk tutması ve gerekli müdahaleleri yapması gerekiyordu.
Afganistan ve Irak tecavüzleri bunun bir parçasıydı.
Uzatmayalım.
Oligarşi 2008'de ekonomik krizi bekliyordu ve fena bir finansal erime meydana geldi.
Aynı yıl Gürcistan'daki kukla yönetim Rusya'ya saldırdı.
Ekonomik kriz için tek çareyi her zamanki gibi yeniden bir küresel çatışma ve gerilimde buldular.
Ancak bu kez karşılarında güçlü bir Asya cephesi vardı.
Putin'in 2007 Münih Güvenlik Konferansı konuşması bir manifestoydu.
Burada açıkça "üzerimize gelirseniz sizi bir güzel masaya yatırır fena halde analiz ederiz" dedi özetle.
Bu süreçte NATO genişledikçe genişledi, kimsenin dönüp bakmadığı 3. dünya'daki savaşlar yayıldıkça yayıldı.
ABD, tipik bir "çatal dilli beyaz adam" idi.
Hiç bir verdiği sözü tutmaması ile ünlüydü.
Gorbaçov'a SSCB'yi dağıtması için güvence olarak verilen, "doğuya doğru NATO bir inç bile yayılmayacak sözü", hap gibi yutuldu.
Bu arada ABD Türkiye'de NATO sistemiyle iktidara getirdiği aparatlarını son demine kadar geliştirdi ve finali AKP ile yaptı.
Ama biliyordu ki, AKP de gelse fkp/mkp de gelse, ülkenin temeli Atatürk'ün muhteşem harcıyla o kadar sağlamdı ki, önünde sonunda Türkiye elinden kaçacaktı.
Terör dalgasıyla başlattığı işleri komşulardaki iç savaşlara karıştırarak sürdürdü.
Bu esnada göç mühendisliği de yaptı.
Dünyada da ekonomik krizi, savaş, terör ve sonunda pandemiyle sentezledi.
Pandemi bir biyolojik savaş ürünüydü.
Bunu bugün Rusya, Ukrayna'da ortaya çıkardığı pentagon biyosilah laboratuvarlarıyla bir bir kanıtlıyor.
Sahte paralara bulaştırılan aşıya dayanıklı verem mikrobu Rus bölgelerinde kullanılmış.
Bill Gates denen küresel oligarşinin sözcüsünün hissedarı olduğu Pfizer, Moderna, Gilead, Merck gibi ilaç şirketleri Ukrayna'daki faaliyetlere katılmış.
Harkov'da akıl hastaları üzerinde deneyler yapılmış.
Dronlarla ve göçmen kuşlarla patojenler yayılmış.
Daha pek çok şey.
Bu arada bu yazının ana maddesi olan şeye doğru geliyoruz.
Küresel oligarşi hem ABD'de, hem tüm dünyada kaybetmekte olduğunun farkında.
Getirdiği insafsız neoliberal sistem 40 yıldan sonra artık çöpe atılmak üzere.
Çünkü bu sistem milyarlarca insanı fakirlik, işsizlik ve sonunda açlıkla karşı karşıya bırakıyor.
Bir elin parmaklarını geçmeyen multi milyarder oligarklar (Elon Musk, Zuckerberg, Bill Gates, Jeff Bezos ve elbette Rockefeller ile Rotschild hanedanları) dünya zenginliklerine el koyuyor.
Bu insanlıktan çıkmışlar, tüm bunların üzerine bir de dünyayı tasarlıyor, gereksiz kol gücü haline gelen insan yığınlarını eritmek için planlar yapıyor.
Ama artık fark ediliyorlar.
İnternet sayesinde medya ve propaganda sansürü kırılıyor.
İnternete sansür getirmekte geç kaldılar.
İnsanların sandıkları kadar aptal olmadıklarını görüyorlar.
Bugün ABD'de Biden'ın onay oranı yüzde 30'larda.
İngiltere'de Boris Johnson yüzde 40'larda, Makron ve Almanya'daki kukla hükümet de öyle.
Tüm Avrupa'da benzer oranlar var.
Türkiye'de de RTE'nin onay oranı yüzde 30'larda artık.
Ama mesela Batı propagandasına göre işgalci denilen Putin'in ülkesindeki onay oranı yüzde 80'lerde.
2030'da dünya ekonomik lideri olması kesin olan Çin'de de hakeza.
İşte bu yüzden Naziler hortladı.
Oligarşi, kapitalizmin son aşaması denilen emperyalizmden artık küresel bir faşizme, yani küresel çapta tüm devlet ve hükümet sistemine el koymaya doğru gidiyor.
Bunun literatürdeki adı faşizmdir.
Davos'un müdürü Rotschild torunu Klaus Schwab'ın meşhur Great Reset programı bunun için.
Ve bugün Avrupa ve ABD'yi yöneten (aslında kuklalar) siyasi elitin yüzde 90'ı Davos tedrisatından gelme.
Neoconlar ve Yeşiller vs. hepsi bu cadı kazanının içinde.
Nasıl ki bu kapitalist kulüp, Hitler'i komünizme karşı pış pışlayarak Almanya'nın başına getirdiyse bugün de benzer bir komplonun içindeler.
Nüfuz edemedikleri ve bir türlü ikna da edemedikleri küresel güneye karşı savaş açtılar.
Bu savaşın ideolojisi "kurallara dayalı düzen".
Kimin kuralı?
Küresel oligarşinin mafya yasaları.
İşte şimdi yeni bir Nazizm aşamasına geçtiler.
Bunun için deneysel olarak Ukrayna'yı seçtiler.
Ama aldanmayın, Naziler batının tüm sinir merkezlerinde bugün.
İlginç biçimde liberal yani solcu diye bilinenler en Nazi olanları.
Başta Biden ve Trudeau.
Sonra sosyal Demokrat Scholz ve yeşiller.
Alman tarım bakanı Cem Özdemir mesela.
Bizde de benzer tipler her gün ekranlarda, sözde solcu aslen faşist.
İşte bugün ana mesele budur.
Türkiye'de yeniden Kemalizm, dünyada da faşizme karşı yeniden Asya ve küresel güney kalesi.
Neoliberalizm o yalancı insani maskesini yırttı ve içinden Hitler'in badem bıyıkları çıktı.
Ama bugün Afro Avrasya ve Latin Amerika artık eskisi gibi güçsüz değil.
Gerekli tüm silah ve argümanlara sahipler.
Batı'yı daha da tehlikeli hale getiren şey de bu.
Ama geri adım yok.
No Pasaran!
Türklere ve tüm uluslara özgürlük, faşizme lanet!
Yorumlar
Yorum Gönder